SingArena —

Kazım Koyuncu'nun Volkan Konak'a Emaneti: Yıllarca Saklı Kalan Vasiyet

By SingArena Editorial · · Music News

Kazım Koyuncu'nun Volkan Konak'a Emaneti: Yıllarca Saklı Kalan Vasiyet
Unknown / Wikimedia Commons (Public domain)

Kazım Koyuncu'nun 2005'teki vefatından önce Volkan Konak'a ilettiği ve kemençe-tulum sanatçısı Selim Bölükbaşı'nı emanet ettiği ortaya çıktı. İşte yıllarca saklı kalan vasiyetin hikayesi.

Karadeniz Müziğinin İki Devi Arasında Bir Vasiyet

Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Kazım Koyuncu'nun, 2005 yılındaki vefatından önce Volkan Konak'a ilettiği özel bir istek, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Karadeniz müziğinin özgün yorumcusu Koyuncu, henüz 33 yaşındayken akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmişti. Ancak geride bıraktığı miras, sadece şarkılarıyla değil, müzik camiasına bıraktığı emanetlerle de yaşamaya devam ediyor.

Radyocu Altekin Erginel'in daha önce bir programda aktardığı bilgilere göre, Koyuncu hayatının son döneminde sadece kendi kariyerini değil, birlikte çalıştığı arkadaşlarının geleceğini de düşünüyordu. Bu düşüncenin merkezinde ise grubunda kemençe ve tulum çalan genç müzisyen Selim Bölükbaşı yer alıyordu.

"Bu Çocuğa Sahip Çık, Onu Yanına Al"

Kazım Koyuncu'nun Volkan Konak ile görüşerek dile getirdiği istek, "Bu çocuğa sahip çık, onu yanına al" sözleriyle kayıtlara geçti. Bu cümle, Koyuncu'nun sadece bir müzisyen dostuna değil, aynı zamanda onun sanatsal geleceğine duyduğu güveni de gözler önüne seriyordu.

Anlatılanlara göre Koyuncu, bu konuşmayı sadece Konak ile sınırlı tutmadı. Selim Bölükbaşı'na da doğrudan telkinde bulunarak, "Selim, benden sonra sana yakışan ve çalışman gereken tek kişi Volkan Konak olmalı" dediği aktarıldı. Bu sözler, bir ustanın çırağına bıraktığı yol haritası niteliğindeydi.

Kazım Koyuncu'nun bu vasiyeti, onun müzik dünyasındaki ilişkilere ve genç yeteneklere verdiği önemin somut bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Sanatçı, 1990'lı yıllardan itibaren Laz müziğini rock ile sentezleyerek kendi tarzını yaratmış, Zuğaşi Berepe grubuyla çıkardığı "Va Mişkunan" (1995) ve "İgzas" (1998) albümleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmıştı.

Vasiyet Yerine Getirildi: Yıllarca Aynı Sahnede

Kazım Koyuncu'nun 2005 yılındaki ölümünün ardından Volkan Konak, Selim Bölükbaşı'na birlikte çalışma teklifinde bulundu. Bölükbaşı, daha önce yaptığı açıklamada Konak'ın kendisini ekibine davet ettiğini anlatmıştı. Böylece Koyuncu'nun vefatından önce dile getirdiği istek yerine gelmiş oldu.

Selim Bölükbaşı, uzun yıllar boyunca Volkan Konak'ın yanında sahne aldı. Karadeniz müziğinin iki önemli ismi arasındaki bu dostluk, Bölükbaşı'nın müzik yolculuğunda da belirleyici bir rol oynadı. Kemençe ve tulum gibi Karadeniz müziğinin temel enstrümanlarını ustalıkla çalan Bölükbaşı, hem Koyuncu hem de Konak ile aynı sahneyi paylaşma şansını yakaladı.

Bu hikaye, aynı zamanda Türk müziğinde usta-çırak ilişkisinin ve vefanın en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Kazım Koyuncu'nun 2001'de çıkardığı ilk solo albümü "Viya!" ve 2004'teki "Hayde" albümüyle geniş kitlelere ulaşması, onun sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda bir kültür elçisi olduğunu gösteriyordu.

İki Sanatçıyı da Erken Kaybetti

Yıllarca Volkan Konak ile çalışan Selim Bölükbaşı, sanatçının vefatıyla birlikte müzik hayatında önemli bir yere sahip olan ikinci ismi de kaybetti. Daha sonra katıldığı bir etkinlikte iki sanatçıyla çalışma fırsatı bulduğu için kendisini çok şanslı hissettiğini anlatan Bölükbaşı, her ikisini de erken kaybetmenin büyük acısını yaşadığını dile getirdi.

Kazım Koyuncu, müzik kariyeri boyunca sadece sanatıyla değil, aynı zamanda duruşuyla da hatırlanıyor. Hopa'da doğan ve 1989'da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne giren Koyuncu, 1994'te arkadaşlarıyla birlikte Zuğaşi Berepe'yi kurmuş, Laz müziğini rock ile birleştirerek Anadolu'nun farklı kültürlerini geniş kitlelere taşımıştı. 2002'de Gökhan Birben ile birlikte "Gülbeyaz" dizisinin müziklerini yapmış ve dizide rol almıştı.

Hastalığı sürecinde bile müzikten kopmayan Koyuncu, doktorlarının uyarılarına rağmen konserler vermeye devam etmiş, son konserini Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gerçekleştirmişti. Onun bu azmi ve sanata bağlılığı, geride bıraktığı eserlerle birlikte hafızalarda yer etmeye devam ediyor.

Bir Emanetin Ardından: Vefa ve Dostluk Hikayesi

Kazım Koyuncu'nun Volkan Konak'a bıraktığı emanet, yıllar süren bir sahne arkadaşlığına dönüşürken, iki sanatçının ardından geriye dostluk ve vefa dolu bir hikaye kaldı. Bu hikaye, Türk müziğinde sadece eserlerin değil, insan ilişkilerinin ve dayanışmanın da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Koyuncu'nun "Hayde", "İşte Gidiyorum", "Didou Nana" ve "Gelevera Deresi" gibi eserleri bugün hâlâ dinlenmeye devam ediyor. Onun müziği, Karadeniz'in hüzünlü ve dirençli ruhunu yansıtırken, geride bıraktığı vasiyet ise bir sanatçının sadece kendi dönemini değil, gelecek nesilleri de düşündüğünü kanıtlıyor.

Selim Bölükbaşı'nın müzik yolculuğu, bu iki ustanın gölgesinde şekillenirken, Kazım Koyuncu'nun emaneti de yıllar geçse de unutulmayacak bir vefa örneği olarak hafızalarda kalacak.

Tags: Kazım Koyuncu, Volkan Konak, Selim Bölükbaşı, Karadeniz Müziği, Vasiyet, TR MUSIC